Tabloya bakıldığında içinde birçok ruh halini ve anlamı barındırmaktadır. Sadece bir resim olmasına rağmen, insanda uyandırdığı hislerle birçok söze tercüman olan bir görüntü sergiliyor. Resimde doğanın en doğal halinin yansıtılmasıyla beraber, bu doğallığı süsleyen bir masa ve yine ortama uygun karakterler ve kıyafetler mevcut. Tabloya bir bütün olarak bakıldığı zaman insanı eski zamanlara götürmekle beraber içimizde farklı noktalara değinip o an masal tadında bir huzuru bize sunmaktadır. Tablonun ayrıntı ve detayına indiğimizde ise, kıyafetlerdeki her bir rengin; gökyüzündeki bulut,ağaç,çimen ve çiçeklerin yansıdığı renkler ile uyum içinde olduğu görülüyor. Tablodaki dört karekterin herbiri kendince bir noktaya odaklanmış ve yüz ifadelerinden anladığımız kadarıyla ortamdan bağımsız olarak herbiri farklı şeyler düşünüyor. Başlarındaki hayvan figürleri kıyafetlerin renkleri ile ilgili bir mesaj verme eğilimi göstermektedir. Mesela; beyaz elbise gökyüzündeki bulutları yansıtıyorken, başındaki kuşunda havada hayat sürmesi gibi anlam bütünlüğü içermesidir. Dikkat çeken bir diğer unsurda her bir elbisede farklı sembollerin olması ve bunların farklı anlamlar taşımasıdır.
EYLÜL
Eylül kitabını ilk kez orta okulda okumuştum. Genelde herkesçe sevilen bir kitap olmasına rağmen beni sıkmıştı. Okurken çok sıkılmıştım sebebi ise kız ismi olan bir ismin erkeğe, erkek ismi olan bir ismin kadına verilmesinden dolayı bir türlü okurken kimin kız kimin erkek olduğunu çözemiyordum buda benim için kitabın akışını bozuyordu ve anlamamı zorlaştırıyordu. Mesela tam bu kız, bu erkek diyorum sonra kitapta yazılanlar öyle olmadığını gösteriyor defalarca böyle olması beni sıkmıştı. Baya bi okuduktan sonra kimin kadın, kimin erkek olduğunu çözmüştüm fakat bu kitaptan soğumama sebep olmuştu çünkü sürekli onu çözmeye çalışmaktan kitaptaki olaylara tam hakim olamamıştım ve yarıda bırakmıştım. Ama şuan okuduğumda işin aslını çözdüğüm için daha güzel bir şekilde okudum ve kitabın belkide asıl gizeminin bu olduğunu anladım benim için olumlu okunabilir bir kitap halini aldı. Fakat şunu belirtmek isterim ki kitabın gizemi belki budur ama yinede isimlerin cinsiyetlere uygun koyulmayarak okuyucuyu yormasını tasdik etmiyorum.
Billie Eilish ve Billie Marten sanatçılarının şarkılarının karşılaştırılması
Billie Eilish
Şarkılarında bir ritim var daha çok rak tarzı ve izlediğim kliplerindede dikkat çeken renk ve hareketler mevcut. Hareketleri ritme uydurarak yapıyor ve söylüyor.
Billie Marten
Billie Eilish’e göre daha sade bir klip, slow ve sakin şarkılar söylüyor.
Mona Lisa’nın Gülüşünün Neden Bu Kadar Özel Olduğunun Eleştirilmesi
Mona Lisa’nın gülüşünün neden bu kadar özel olduğunu eleştirenlerden biride Nurullah Ataç’tır.
Nurullah Ataç bu tablonun neden bu kadar taklit edildiğini, çok fazla bir şekilde ziyaretçisinin olduğunu, şuan bulunduğu müzede birçok tablo olmasına rağmen en çok ilgi çeken Mona Lisa tablosunun olma sebebini merak ederek tabloyu incelemiştir ve şu sonuçları çıkarmıştır. Tablodaki gizemin Mona lisanın gülüşüne bağlayan kesime karşılık Nurullah Ataç şu eleştirilerde bulunuyor. Aslında dikkatli incelendiğinde gülüşün gerçek bir gülüş olmadığını söylüyor. Mona Lisa’nın dudaklarına ve ağız çevresine dikkatlice baktığınız zaman kenarların hiç de belirgin çizilmediğini görürsünüz diyor Nurullah Ataç.
Burada Nurullah Ataç’ın dediklerine katılmıyorum. Kusursuz olduğu düşünülen ve herkes tarafından çok beğenilen bu tabloya Nurullah Ataç çok yakından bakarak ayrıntıya girmiştir. Tablonun bütünlüğü ve güzelliği ona tamamen bakmaktır. Mükemmel ve kusursuz bildiğimiz herşeye en yakından ve eleştirme gözüyle bakarsak bizim için bile kusursuz olan şey kusurlu bir hal alır. Çünkü kusursuz hiçbir şey olamaz bu yüzden tabloya bir bütünlük içinde bakmak gerekir.
Yaptığı eleştiride olumlu olarak katıldığım yerlerde var tabiki. Mesela bizde tenkit olmadığını, eğer yapılmış olan sanat eseri tanıdığımızınsa tenkit yapmaktan kaçınıyoruz demiş buna katılıyorum. Fakat tabiki bu yorumda katılmadığım noktalarda var. Tenkiti biz benimseyip kabul etmiyoruz aslında genel demekten önce kendimize bunu kabul ettirerek düzeltmemiz lazım. Eleştiriye açık olmadığımızı söyleyerek işin içinden çıkıyoruz yada çıkmaya çalışıyoruz. Gerçekten tenkit yapılabilmesi için ve yapabilmek için bunu kabul edip anlamalıyız.
İlk blog gönderisi
Bu ilk gönderiniz. Değiştirmek veya silmek için Düzenle’ye tıklayın veya yeni bir gönderi başlatın. İsterseniz, bu gönderide okuyuculara bu bloga neden başladığınızı ve ne yapmayı planladığınızı belirtin. Yardıma ihtiyacınız varsa destek forumlarında yer alan dost canlısı kişilere sorun.
